Mezoterapi
 

MEZOTERAPİ NEDİR ?


      1950 ’de Fransa ’da Mr. M. Pistor tarafından keşfedilen mezoterapi alışılmış uygulamaların aksine, yalnızca deri içine uygun ilaçların enjekte edilme yöntemidir. Çok küçük iğne uçları yardımıyla  (0.3x0.4 mm yada 0.4x0.4 mm) ve kendine özel tabanca şeklindeki cihazıyla uygulanan mezoterapi sonucu zerkedilen ilaçlar, bulunduğu bölgede (intercellüler) etki gösterip, yine o bölgede etkisiz hale gelerek vücudun diğer organlarına zarar vermeden mevcut atılma yolları (ter, gaita, idrar, solunum) ile yok edilirler. Bugüne kadar ciddi anlamda hiçbir zarar rapor edilmemiştir.
      
Özel cihazı ve yeni geliştirilen tekniklerle acı ve morluk yok denecek kadar aza indirilmiştir. Mezoterapi birçok hastalıkta uygulana gelmiştir. Ülkemizdeki tanınma sebebi sellülit ve bölgesel yağlanmadaki başarısıdır.

MEZOTERAPİNİN KISA TARİHÇESİ

1952 Michel Pistor Broy-lu’da ilk deri enjeksiyonları yapar.

1958 Tıp basını tarafından “mezoterapi” terimi önerilir.

1964 Fransız mezoterapi topluluğu kurulur.

1984 Uluslar arası mezoterapi topluluğu kurulur.

1987 Fransız tıp akademisi mezoterapiyi klasik tıbbın bir parçası olarak kabul eder.

1988 Paris’te 15 ülkenin katıldığı uluslararası 5. kongre düzenlenir.

1990 Fransa’da hergün yaklaşık 50.000 mezoterapi seansı uygulanmaktadır.

 

2008 Dünyanın bir çok ülkesinde cilt gençleştirme, selülit tedavisi ve spor hekimliğinde uygulanmaktadır. 

 

 

 

 

 

MEZOTERAPİ İLE SELLÜLİT VE BÖLGESEL YAĞLANMA TEDAVİLERİ

      Dolaşım bozukluğu, ödem oluşması, lenfatik akım durağanlığı, hormonal düzensizlik v.b. gibi birçok sebebe bağlı olarak gelişen bölgesel yağlanma ve sellülit, bunlara karşıt ilaçların mezoterapi ile zerkinden sonra tedavi olmaya başlar ve seansların bitiminde yüz güldürücü sonuçlara ulaşılır.

        Özellikle kişi kilo verebiliyorsa sonuç çok memnuniyet vericidir. Portakal kabuğu görüntüsü iyice azalır, birkaç beden incelme gerçekleşir. Asgari sağlık şartlarını yerine getirilirse (yürüyüş, sağlıklı beslenme, düzenli uyku, gereği kadar su içme, az tuz tüketme vs.) uzun yıllar bu iyilik halini korunabilir.