a

Haydi, sizde yaşamınızı değiştirmek için bir yerden başlayın, aşırı kilolarınızdan kurtularak hayatınızda bir dönüm noktası yaratın göreceksiniz bir çok rahatsızlığınız ve hastalığınız, siz ideal kilonuza kavuşurken iyileşecek ve yaşamdan daha çok keyif alacaksınız.

+ 0212 275 29 29

+ 0212 660 94 00
Esentepe mah. Büyükdere cad. No:159 D:7 Şişli-İstanbul

BİZİ TAKİP EDİN

Takip Et

Bakırköy Akupunktur

Bakırköy Akupunktur Merkezi

bakırköy akupunkturVücudumuzdaki sistemler, yani solunum sistemi, dolaşım sistemi, boşaltım sistemi, sinir sistemi, iskelet ve hareket sistemi, hormonal sistem v.b. uyum içinde çalışırlarsa sağlıklı oluruz. Buna tıp sanatının, fizyoloji inceleme alanında homeostazis denilir. Sağlıklı bir insanda bütün bu sistemler birbirleriyle alışverişte bir denge, yani homeostazise dayanarak çalışırlar. İşte 5000 yıl önceden beri, insanlığın sağlıklı olabilmesi amacıyla kullanılan bir tedavi yöntemi olan akupunktur, bu dengeyi, bu uyumu sağlamaya yönelik bir işlev görür. Başlangıçta Çin ve Uzakdoğu ülkelerinde görülen akupunktur daha sonra dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Amerika başkanı Nixon’un Çin’i ziyaretiyle beraberinde giden gazetecilerin ilgisi akupunktura yönelince batıdaki bilinirliği daha da artmıştır.

Vücut sistemleri arasındaki denge, yani homeostazis, batı tıbbınca vücudun uyum içinde çakışmasına verilen isimdir. Geleneksel Çin tıbbı olan akupunktur uygulamasında ise, bu uyum, vücudumuzda dolaşan enerjinin, meridyen denilen kanallarda, kesintisiz akması şeklinde izah edilir. İlk defa, günümüzden 2000 yıl önce imparatorun sarı kitabı adı altında kategorize edilerek, sistematik bir yapıya kavuşturulan akupunktur uygulamasında, vücudumuzda 12 hat, yani 12 meridyen ya da kanal belirlenmiştir. İşte bu meridyenlerde, gün içerisinde, ikişer saat aralıklarla yaşam enerjisi vücudumuzda akmaktadır. Bu akış düzenli olduğu zaman kendimizi sağlıklı hissederiz. Enerji akışında tıkanıklık ya da yavaşlama, azalma olur ise hastalıklar tezahür eder. Akupunktur tedavisinin uygulanma amacı, bu enerji akışının kesintisiz ve düzenli olmasını sağlamaktır.

Ülkemizde 1991 yılındaki akupunktur yönetmeliği ile yasal sınırları belirlenen akupunktur merkezleri açma kuralları çerçevesinde, Bakırköy akupunktur merkezi açılmıştır. Daha sonra tamamlayıcı tıp yönetmeliği ile akupunktur merkezleri açma şartları yenilenmiş ve Bakırköy akupunktur merkezi yeni düzenlemeye uyum sağlamıştır.

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp yönetmeliği kapsamında açılan Bakırköy akupunktur merkezi, Bahçelievler, Zeytinburnu, Merter, Yenibosna, Küçükçekmece, Halkalı, Avcılar, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Arnavutköy, Ataşehir, Bağcılar, Başakşehir, Esenler, Maltepe, Tuzla, Bayrampaşa, Fatih, Beylikdüzü semtlerinden akupunktur merkezi tedavilerini almak için hastalarını ağırlamaktadır.

Aşağıdaki formu doldurun sizi arayalım

    Ad-Soyad (gerekli)

    Telefon (gerekli)

    Email (gerekli)

    Konu

    Mesaj

    Akupunktur Nedir?

    Akupunktur nedir; akupunktur bilinen en eski tedavi metotlarından biridir. Yaklaşık beş bin yıl önce Çin’de ortaya çıkmıştır. Bugün hala kullanılabiliyor olması bu tedavinin faydalı olduğunu ve köken aldığı prensiplerin gerçek olduğunu gösterir. Bu prensipler tabiat kanunlarından ayrı değildir.

    Akupunkturun insan sağlığı için uygulanması ve ilkeleri M.Ö. yaklaşık iki bin yıllarında Çin uygarlığının altın çağında yazılmış bir kitapta yer almıştır. Bu kitabın yazarı Nei Ching’tir. ‘‘Sarı imparatorun iç hastalıkları klasiği’’ genel olarak hayat hakkında yazılmış bir eserdir. Yazar akupunkturun temelleri oturttuğu, ilk teoriyi ortaya koyduğu bu kitapta insanın tabiat kanunlarına uyarak yaşaması gerektiğini anlatır ve insan vücudunun çalışma biçimini, hastalıklarını ve sebeplerini tarif eder. Bu teoride bugün yaşam enerjisi dediğimiz gücün insan bedeninde nasıl ve hangi yollarla aktığı incelenir. Bu yollara meridyen ya da kanal diyoruz.

    Akupunktur nedir; İnsan vücudunda 12 adet vücudun iki yanında, yani çift taraflı ve iki adette orta hattında meridyen mevcuttur. 12 ana meridyen; akciğer, kalın barsak, ince barsak, mide, dalak, kalp, mesane, böbrek, perikart, üçlü ısıtıcı, safra kesesi ve karaciğeri kontrol eder ve ikişer saat aralıklarla hayat enerjisi bu kanallarda dolaşır. Bu dolaşımın kesintisiz ve bir düzen içinde olması gerekir.

    Bazen kanalların herhangi bir yerinde tıkanıklık oluşur. Vücut bu tıkanıklığı aşamazsa arazlar, şikayetler ve dahası hastalıklar ortaya çıkar. Aslında akupunktur tedavisinin temel hedefi bu tıkanıklığın açılması ve enerji akışının kesintisiz olmasının sağlanmasıdır.

    Akupunktur Noktaları

    Akupunktur, ruhsal ya da fiziki yani psikolojik ya da bedensel her hastalıkta vücudun bazı bölgelerinde duyarlı ve görünür noktalar bulunduğu ve bu hassas noktaların, hastalık iyileştikten sonra kaybolduğu prensibi üzerine kurulmuştur. Bunlara akupunktur noktaları adı verilir. Hepimiz, bazen ortada herhangi bir sebep yokken vücudumuzun belli bölgelerinin hassasiyetinden şikayet ederiz, bazen de ancak bastırıp basınç uyguladığımızda hassaslaştığını söyleriz. Aslında bu yerler bahsettiğimiz akupunktur noktalarıdır.

    Akupunktur noktası, fibromiyalji denilen ve hayatın tadını kaçıran illete maruz kalan hastaların çokça yakındıkları, iyi bildikleri bir düğümcük yani kasılmış bir adele parçası veya kabarmış, farklı renge bürünmüş bir cilt bölgesi olabilir.

    Çinliler bin kadar akupunktur noktası tarif etmektedirler. İyi bir akupunkturcu bunların çoğunu bilir. Akupunktur noktaları hayat enerjisinin aktığı 12 ana meridyen ve iki orta hat meridyeni üzerinde bulunur. Meridyenler boyunca bütün akupunktur noktaları meridyenin ismini aldığı organa etki ederler. Fakat bazı meridyenler tüm vücudu dolaşırlar ve üzerinden geçtikleri bölge ve organların rahatsızlıklarına da tesir ederler. Aynı zamanda meridyenin ismini aldığı organın embriyolojik olarak beraber geliştikleri organlara da tesir eder. Meridyenler hayali çizgilerdir. Akupunktur hekimleri, klinikte hastaların iğne batırıldığında bu hayali çizgiler boyunca şimşek çakması gibi bir his duyduklarını somut olarak gözlemlerler.

    Akupunktur İğnesi

    İyi bir akupunktur hekiminin en büyük marifeti, hastayı iyileştirebilmek için deriyi nereden uyarabileceğini bilmesidir.

    Tarih boyunca, akupunktur noktalarının uyarılması için çeşitli araçlar kullanılmıştır. Sivriltilmiş taşlar, moksa denilen, puro benzeri sıkıştırılmış ot ile ısıtmak ve buna benzer gereçler. Son zamanlarda en çok kullanılan uyarı materyali iğnedir ve birçok akupunktur hekimi en iyi sonuçların iğne uyarısı ile elde edildiğini söylerler.

    İğneler genel olarak paslanmaz çelikten imal edilmektedir. Her ne kadar altın ve gümüş alaşımlı iğneler kullanılsa da tercih, artık çelik iğnelerden yana kullanılmaktadır. Paslanmaz çelikten imal edilen iğneler sağlamdır ve kolay sterilize edilebilirler. Son zamanlarda disposable yani kullanıldıktan sonra tıbbi atık kutusuna atılan iğneler tercih ediliyor. Geleneksel Çin kaynakları çok değişik iğne batırma biçimleri tarif ederler. İğne doğru noktaya batırıldığında uyarının etkinliği şunlarla belirleniyor; iğnenin açtığı delik, iğnenin hareket ettirilme miktarı, iğnenin künt ya da çok keskin oluşu, iğnenin batırıldığı derinlik düzeyi, iğnenin konulduğu yerde durma süresi ve akupunktur tedavisinin tekrarlanma sayısı.

    Akupunktur noktası tespit edilip iğnelendiğinde, birkaç saniyeden, 15-20 dakikaya kadar değişen sürelerle batırıldığı yerde bırakılır. Bazı doktorlar akupunktur noktasını daha çok uyarabilmek için iğneyi parmak uçları ile döndürürken, bazıları sadece yerleştirip çıkarırlar. Bazen iğnelerin ucuna elektrot takılarak elektriksel uyarım sağlanır.