a

Haydi, sizde yaşamınızı değiştirmek için bir yerden başlayın, aşırı kilolarınızdan kurtularak hayatınızda bir dönüm noktası yaratın göreceksiniz bir çok rahatsızlığınız ve hastalığınız, siz ideal kilonuza kavuşurken iyileşecek ve yaşamdan daha çok keyif alacaksınız.

+ 0212 275 29 29

+ 0212 660 94 00
Esentepe mah. Büyükdere cad. No:159 D:7 Şişli-İstanbul

BİZİ TAKİP EDİN

Takip Et

Cilt Yenilenmesi

Cilt Yenilenmesi

Günlük konuşma dilinde en fazla kullanılan kelimelerden birisi haline geliverdi bu kelime ‘’stress’’. Baskı anlamındaki bu sözcük Türkçe bile değil. Günlük yaşamdaki zorlukları anlatıyor. Saçınız dökülse,  gücünüz tükense hep bu kelime. Bütün hayatımızı etkileyen bu ağır ruhsal yükün bedenimizde oluşturduğu tahrifatın büyüklüğünü söylemeye hacet yok. İç organlarımızdan, duyu organlarımıza kadar her şeyimizi etkiliyor. Örneğin yoğun can sıkıntısı yaşadığımız anlarda görme alanında bile bulanıklıklar yaşanıyor. Bu durumda bedenimizin en büyük organı olan cildimizin en yüksek oranda etkileniyor olması hepimizin malumu. Çalışan evli ve çocuklu bir kadını ele alalım. Sabah kalkmış, kahvaltıyı hazırlamış çocuğu uyandırmış onu okula hazırlamış, saçını taramış, makyajını yapmış koşturarak işine gitmiş. Çalışma hayatının zorluklarını yaşamış ve bu arada okuldan eve dönen çocuğunun yemeğini düşünmüş, bir taraftan iş telefonları yaparken öte taraftan çocuğa ya da bakıcısına telefon açmış. Mesai bitiminde yoğun trafiğin içinde evine dönmüş akşam yemeği, çocuğun ödevleri, evin toplanması düzene sokulması çamaşır ütü vs. Bu yetmez gibi dinlenmek üzere gittiği yaz tatilinde bronzlaşma arzusu ile güneşin altında saatlerce cildini zararlı ışınlara maruz bırakacak. Düşünün böyle bir bedeni. Ne kadar yorgun düşecek ve cildi ne kadar olumsuz etkilenecek.

Süreç, genellikle böyle işliyor ve kaçınılmaz son. Hiç bitmeyecek gibi zannedilen gençlik, dinçlik, tazelik ve zindelik, bir yaştan sonra yerini yavaş yavaşta olsa beliren ince çizgilere, lekelenmelere, pullanmalara, sert ve pürüzlü yüzeye, kırışıklıklara, çöküntülere bırakmakta, cildin o canlı görünümü de soluk, renksiz ve donuk hale gelmektedir.

Peki bu kaçınılmaz gibi görünen tablo yönetilemez mi? Zaman yavaşlatılamaz mı? İşte tüm bu soruların cevabını bulabilmek için kozmetik sektörü uzun yıllardır çalışıyor. Tıp bilimi de son yirmi yıldır hiç dikkate almadığı bu alana el attı ve büyük gelişmeler yaşandı. Medikal estetik branşı işte bu ihtiyaçtan doğdu. O tarihlerde Paris’te katıldığımız bilgi paylaşılan toplantılar çok küçük guruplardan oluşuyordu. Medikal estetikle uğraşıyor olmamız meslektaşlarımızın bizi küçümsemelerine yol açıyordu. Şimdi ise o küçük guruplar dünyanın önemli ülke ve şehirlerinde yapılan görkemli kongrelere dönüştü ve neredeyse hemen her branştaki hekim bu sahaya da el attı. Böylece medikal estetik müthiş bir sanayi oluşturdu ve baş döndürücü gelişmeler kaydedildi. Birçok yeni cihaz ve yöntemin kullanıldığı bu alanda kullanılan her bilgiye bu yazımda değinmeyeceğim. Sadece uzun yılların getirdiği bilgi birikimi ve tecrübe ile eleyerek, en etkili, en zararsız, en doğal bulduğum ve bu vesile ile uyguladığım yöntemler hakkında malumat vermeğe çalışacağım.

Öncelikle cildimizin yapısı hakkında kısa ve anlaşılabilir birkaç bilgi vereyim. Vücudumuzu tamamen saran, ortalama olarak erkeklerde 1.85 m2, kadınlarda 1.60 m2 ebatlarında yaklaşık 10-12 kg ağırlığındadır. Birbiri ile iletişimde olan trilyonlarca hücreden oluşan bölgesine göre kalınlığı 2 ila 6mm arasında değişen cildimiz üst, orta ve alt olmak üzere üç kısımdan oluşur. Epidermis denilen üst kısımda beş katmandan oluşur. İşte cildimizin görünen kısmı burasıdır.Buranın güzel gözükmesini canlı olmasını ise orta deri sağlar.En canlı kısım burasıdır, elastin ve kollajen üretimi bu bölümdedir.Kan ve lenf damarlarının en yoğun olduğu bölüm burasıdır.Cildin esnekliğini elastinler, sağlamlığını kollajen lifleri sağlar. Alt deri ise destek dokusu olan yağdan ibarettir ve cildin beslenme deposudur.Yağ miktarı azalırsa yüzde özellikle yanaklarda çöküntüler oluşur.Öyleyse iyi görünümlü bir cilt için her üç bölümünde sağlıklı olması gerekir.

Bu sağlığın korunması ve uzun ömürlü olması için her üç katınada uygulanacak metotlar farklıdır. Örneğin özellikle yaz mevsimini müteakip cildin üst katmanında oluşan güneş hasarlarını giderebilmek için soyma işlemleri yapılır. Bu ya meyve asitleri ile yapılan kimyasal peelingler  yada  mikrodermabrazyon cihazı ile yapılan işlemlerdir. Bunun avantajı ve yapılış gayesi epidermisdeki hasarlı ölü tabakayı kaldırıp üretim yapan tabakayı harekete geçirerek yeni hücre yapımını başlatmaktır. Belli aralıklarla yapılacak bu işlemler yüzeydeki hasarları giderecektir.

Yüzdeki kasları çalıştırarak bir tür yüz yogası yaptıran ve bu vesile ile kas gücünü artırıp üzerindeki deriye destek olan, aynı zamanda da kas çalışması sayesinde lenf akışını daha dinamik hale getirerek derin temizliği sağlayan manyetik uyarılar ve Yumuşak vakum yapma özelliği ilebir tür öpücük efekti yaratarak, ciltte rahatlama, gevşeme ve huzur duygusunu sağlayan aynı zamanda kan akışını hızlandırarak dokunun beslenmesini artıran Vacu-press cihazı önemli bir tedavi araçlarıdır

Vitamin enjeksiyonu, Mezolift ya da yüz mezoterapisi isimleri ile adlandırılan terkibinde birçok vitamin, mineral, antioksidan maddeler barındıran hatta nem kaybı dolayısı ile kuruluk ve gevşek cilt şikayeti olan kişilerin problemlerini giderecek belli konsantrasyonlardaki hyaluronik asit moleküllerini içeren hazır preparatları cilt içine yani orta deriye enjekte etme işlemleri cildin yenilenmesinde ve zamana karşı koymada çok önemli roller üstlenirler.

Bu işlemler yaz sonrası yorulmuş, hasarlanmış ciltlerde, sağlıklı, parlak, ışıltılı, renkli bir görüntü ortaya çıkarırken, diğer taraftan kırışıklıkların azalmasına, yoğun hidrasyonla derinin nem ihtiyacını karşılayarak, cildin biyolojik dengesinin yeniden kurulmasına yol açarlar.Aynı zamanda cildi gereği kadar besleyerek kırışıklıkları azaltıp yaşlanmaya karşı koyan antiaging etkiyi sağlarlar.

Bütün bunlardan sonra, yaşamamız için gerekli olan havanın içinde soluduğumuz oksijenin kalıntıları, oksidasyon denilen bir tür paslanma ile hücre ölümüne yol açarak, insan bedenini yaşlandırırlar. Bunun için anti-oksidasyonu sağlayacak ve günümüzde hemen herkesin sıklıkla duyduğu antioxidan sebze ve meyveleri tüketmek, yukarıda zikrettiğimiz medikal estetik tedavilerine ilaveten cilt sağlığı için elbetteki çok önemlidir. Keza iyi bir uykuda olmazsa olmazlardandır.

Giriş kısmında değinmeye çalıştığım, cildimizi en fazla etkileyen ve benim de sıklıkla kullandığım ‘’ruhumuzda esen fırtınanın yarattığı tahribat en önce cildimizde tezahür eder’’ cümlesinde ifadesini bulan sıkıntıları aşabilmek için, ruhumuzu gevşeterek stres denilen gerilimi azaltmalıyız. Bu kolay mı elbette zor ama aklımızı kullanarak hayatımızı kolaylaştırmalıyız. Belki biraz kalender meşrepli olmak, belki beklentileri biraz azaltmak, iyi dostluklar kurmak, vakti daha verimli kullanmak, ulaşılamayacak değil becerebileceğimiz hedeflere yoğunlaşmak, gerçekleşmeyecek hayaller yerine günü yaşamak ve bunun gibi düşünce ve eylemlerle mevcut yükü hafifletmek mümkün olabilir. Bunların yanı sıra ‘’koşucu mutluluğu’’ denilen tabloyu ortaya çıkaran aerobik sporlara yönelmek, yani her gün bir saatlik yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklete binme, gibi sporlarda vücutta mutluluk hormonu diye bilinen serotonin hormonunu açığa çıkaracağı için ruhsal baskıyla mücadelede önemli  bir adım olacaktır.